Bingöl Cezaevi'nde adli suçtan 2 buçuk yıl kaldıktan sonra yargılandığı bir başka davadan da ceza alınca intihara teşebbüs ettiği ileri sürülen Mehmet Tekmir, 5 aydır Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde yatağa mahkum bir şekilde yaşıyor. Hafızasını yitiren ve tamamen yatağa mahkûm olan Tekmir'e doktorları tarafından 5 ay önce ağır özürlü olduğuna dair rapor verirken, aile çocuklarının durumundan dolayı cezanın iptal edilmesi için Diyarbakır ve Bingöl savcılıkları ile Adalet Bakanlığı'na başvuruda bulundu. Aradan geçen zamana rağmen aileye herhangi bir cevap verilmemesi üzerine, aile çareyi Cumhurbaşkanlığı'na başvurmakta buldu. Aile şimdi de Cumhurbaşkanlığı'ndan gelecek cevabı bekliyor.
'Devlet bize eziyet ediyor'
Baba Hasan Temkir, çocuğunun tedavi gördüğü yoğun bakım ünitesinin kapısında 3 asker, 1 uzman çavuş ve 1 gardiyanın dönüşümlü olarak nöbet tuttuğunu belirterek, "Diyarbakır Savcılığı oğlumun yanında refakatçi olarak sadece bana izin verdi. Annesi ve kardeşleri onu göremiyor. Zaten çocuğum yatağa mahkûm ne zamana kadar yaşayacağını bilmiyoruz. Bu da yetmiyor gibi bu uygulamayla devlet bize eziyet ediyor" dedi.
'İkinci dosyası onaylanınca iple intihar etti'
Çocuğunun iki farklı gasp dosyasından yargılandığını anlatan Baba Temkir, "İlk dosyasında 3 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 2 buçuk yıl sonra oğlum intihara teşebbüs etti" diye konuştu. Baba Temkir, oğlunun bir yıl Diyarbakır Cezaevi'nde, 6 ay Erzurum Cezaevi'nde, 3 ay Dersim Cezaevi'nde kaldığını hatırlatarak en son Bingöl Cezaevi'ne gönderildiğini ifade etti. Oğlunun intihara teşebbüs etmeden bir ay önce açık görüşüne gittiğini söyleyen baba Temkir, şunları aktardı: "Görüşe gittiğimde ikinci dosyasından 6 yıl 6 ay ceza aldığını söyledik. O da bana 'baba ben bu suçu işlememişim ne olur beni buradan çıkarın. Kararın bozulması için dosyayı Yargıtay'a gönderin' dedi. Ben de tamam dedim. Görüşmeden 1 ay sonra Bingöl Cezaevi Müdürü evi aradı. Oğlumun intihar ettiğini söyledi. Ardından Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yoğun bakımında olduğunu söyledi. Bingöl Cezaevi'ne gittim. Müdüre çocuğum nasıl intihar ettiğini sordum. Müdür bize koğuşun banyosunda ipe asılı olarak arkadaşları tarafından bulunduğunu söyledi" diye konuştu.
'İlaç ve bez parasını ben ödüyorum'
Oğlunun ilaç ve bez parasını kendisinin ödediğini söyleyen baba Temkir, "İlaç parasını ben ödüyorum, bu yüzden yeşil karta başvuru yaptım. Oradaki yetkililer ise bana dedi ki 'hastane masraflarını zaten devlet ödüyor' o yüzden çıkarmadılar. Ama öyle bir şey yok bütün masrafları ben ödüyorum" dedi. Yeşil karta bakan yetkililerin söylemi üzerine Bingöl Cezaevi'ne gittiğini anlatan baba Temkir, "Reçeteyi Bingöl Cezaevi'ne götürdüm. Devlet masrafları ödüyor dedim. Müdür ise bana 'git kendin al' deyip beni gönderdi" diye konuştu.
Oğlunun cezasının iptal edilmesi için Cumhurbaşkanlığı'na başvuruda bulunduğunu ifade eden baba Temkir, şimdi oradan gelecek olumlu cevabı bekliyor.