Yaşanan deprem felaketleri sonrası ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmaması nedeniyle zorunluluktan Van'ı terk edip gitmek zorunda kalan depremzedelerin sayısı her geçen gün artarken, göç eden depremzedelerin de gittikleri yerde mağduriyetleri dinmiyor. Felaketin ardından yaşadıkları barınma sorunu sonucu İstanbul'a göç etmek zorunda kalan ailelerden Van-Erciş muhabirimiz İdris Yılmaz'ın ailesi ile Can ve Demir aileleri, göç etmek zorunda kaldıkları İstanbul'da da devletin hiçbir kurumundan yardım alamamaktan ve "mülteci" muamelesi görmekten şikâyetçi.
Muhabirimiz Yılmaz ve ailesinin Erciş'ten İstanbul'a yaşadığı mağduriyet
Van'da meydana gelen ilk büyük depremde harabeye dönen Erciş İlçesi'nde yaşayan muhabirimiz İdris Yılmaz ve ailesi, her şeylerini alan depremin kendilerinde yarattığı şoku geride bırakarak göç yollarına düştü. Depreme internet kafede yakalanan ve enkaz altından çıkarılan kardeşi Ömer ve amcasının oğlu Eyüp Yılmaz'ı Van Bölge Hastanesi'ne kaldırıp tedavi altına alındığını belirten Yılmaz, fakat devam eden artçı sarsıntılar sonucu tedavi gördükleri hastanenin boşaltılması sonucu çadırda kalamayacak olan hastalarının tedavilerinin devam etmesi için İstanbul'a göç etmek zorun kaldıklarını söyledi. İstanbul'a göç etmeleri konusunda yardımcı olmaları için Erciş'te bulunan yetkililerle görüştüğünü söyleyen Yılmaz, "Bana bir form verdiler. 'Bunu doldur Ankara'ya göndereceğiz sonra da oradan gelecek olan cevabı bekleyeceğiz' dediler. Durumun iyi olmadığını bekleyemeyeceğimizi söyledim. Sonra elime bir kâğıt verip 'Bununla İstanbul'da hangi devlet kurumuna gidersen sana yardımcı olacaklar' dediler. O kâğıda güvenerek kalktık İstanbul'a geldik ama geldiğimizden beri kimse bize destek olmadı" şeklinde konuştu.
Bütçe bitti, yardımda bitti
İstanbul'a geldikten sonra Şişli'de yerleştikleri bir evde 12 kişi birlikte kaldıklarını belirten Yılmaz, Erciş'teki yetkililerin verdiği kâğıtla Şişli Belediyesi'ne yardım başvurusunda bulunduğunda kendisine ancak ikametgâhlarını ilçeye taşımaları halinde gıda yardımı yapılabilineceğinin söylendiğini aktardı. Yılmaz, Van'da yaşadıklarından sonra İstanbul'da yaşadıkları mağduriyeti anlatmaya şöyle devam etti: "Onlara harabeye dönmüş Erciş'te muhtarı bulup ikametgâhımı alamayacağımı söyleyince beni İstanbul Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na yönlendirdiler. 15 gün önce vakfa gittim. Konuyla ilgili dilekçe yazmam gerektiğini ve birkaç gün içinde cevabın geleceğini söylediler. Yazdım ama hala cevap gelmedi. İki gün önce durumu öğrenmek için tekrar vakfa gittiğimde de bu kez 'Bu konuyla ilgili olan bütçemiz bitti. Afet Koordinasyonu'ndan bütçe talebinde bulunduk. Gelirse yardım ederiz, gelmezse yapabileceğimiz bir şey yok' cevabını verdiler. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Hiçbir gelirimiz yok. Tüm varımızı yoğumuzu Van'da bıraktık geldik."
'Van unutuldu, şimdiki gündem yine şike!'
Osman Can ve ailesi de, bir ümitle Van'dan İstanbul'a göç edenlerden. Kendilerini attıkları İstanbul'da hiçbir sosyal güvenceleri olmadığı için aynı vakfa başvuruda bulunduğunu söyleyen Osman Can, yardıma ihtiyaçları olmasına rağmen yardım alabileceklerine dair umutlu olmadığını ifade etti. "Kimsenin Van'dan gelenlerin halini sorduğu yok" diyen Can, kendilerini en çok üzen konunun ise Van'ın unutulması olduğunu dile getirdi. Can, üzüntüsünü de "Bizi asıl üzen ana akım medya kanallarının haberlerini izlediğimiz zaman Van'dan hiç bahsedilmediğini görmek. Sanki Van bir maçtı bitti ve unutuldu gibi. Van'ı kimse hatırlamıyor, resmen hayalet kent oldu. Asıl gündem yeniden ve hiç bitmeyen şike mevzusu oldu" sözleriyle dile getirdi.
'İstanbul'da da yardım edeceklerinden pek ümitli değiliz'
Bir diğer depremzede Bayram Demir'de Van'ın unutulmasından üzüntü duyduğunu belirtiyor. İstanbul'a bir hafta kadar önce geldiklerini söyleyen Demir, "İstanbul'a geldiğimizden beri Büyükada'da çalışan ağabeyimin evinde kalıyoruz. Geldiğimizden beri hiçbir yardım alamadık" dedi. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na dilekçe verdiklerini dile getiren Demir, bu konuda çok ümitli olmadıklarını aktardı. Van'da şimdi depremzedelerin içinde bulunduğu durumun kötü olduğuna değinen Demir, şöyle devam etti: "İnsanlara yazlık çadır veriyorlar. Yazlık çadırda Van çok soğuk olduğu için hiçbir işe yaramıyor. Basına da yansıdı zaten çadırlarda yangın çıkıyor. Orada şimdi insanların kalacakları yere ve yiyeceğe çok ihtiyacı var. Bir de devletin yaptığı yardımlarda eğer devlete yakın tanıdığın yoksa aç ve sokakta kalıyorsun. Böyle de bir durum var ortada. Biz kendi imkânlarımızla İstanbul'a geldik ama buradan da pek ümitli değiliz. Ne yapacağımızı bilemez durumdayız. Van'dayken bile yardım edilmedi. Burada da yardım edeceklerini sanmıyoruz."
'Günde 200-300 kişi başvuruyor'
Konuyla ilgili görüştüğümüz İstanbul Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Huriser Aşıcı ise, kendilerine günde yaklaşık 200-300 depremzedenin başvurduğunu söyledi. Van'dan göç edenlere ilk etapta ellerinden geldiğince yardım ettiklerini belirten Aşıcı, "Şimdi bizim buradan direk olarak yapabileceğimiz bir şey yok. Güvencesi olan depremzedelerden bir dilekçe yazmalarını istiyoruz. Bu dilekçeleri bilgisayarda toplayıp Ankara'ya göndereceğiz. Ondan sonra yardımlar yapılacak. Onun dışında güvencesi olmayanlar için yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Afet Koordinasyonu'ndan bütçe bekliyoruz. Geldiğinde güvencesi olmayan depremzedelere de yardım yapılacak. Ancak bütçenin ne zaman geleceğini ve Ankara'nın ne zaman cevap vereceğini bilmiyoruz" dedi.