DENGE TV YENİ FREKANS 2012
DENGE TV YENİ FREKANS 2012
DENGE TV YENİ FREKANS 2012
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

İçişleri Bakanlığı Aydın Erdem'i suçlu buldu

İçişleri Bakanlığı Aydın Erdem'i suçlu buldu
Polis tarafından yakın mesafeden ateş edilerek öldürülen DÜ öğrencisi Aydın Erdem ile ilgili açılan soruşturma takipsizlikle sonuçlandı, dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşındı. Ailenin Diyarbakır'da açtığı tazminat davasına savunma gönderen İçişleri Bakanlığı, Erdem'in "ağır kusurlu" olduğunu iddia etti. Bakanlık, "Şahıs hukuka aykırı bir eylemde polise taşlı sopalı saldırılarda bulunmuş, yasadışı bir eylemin içinde fiilen bulunmuştur. Dolayısı ile ölenin kusurlu davranışı idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmiştir" dedi.
07.12.2011 / 12:13


 



Diyarbakır'da 6 Aralık 2009'da Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem'in (23) polis tarafından yakın mesafeden vurularak öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti, ancak bugüne kadar etkin bir soruşturma yürütülmediği gibi 4 polis hakkında açılan soruşturma da takipsizlik ile kapatıldı. Erdem davası AHİM'e taşınırken, Erdem ailesi, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nde İçişleri Bakanlığı hakkında 200 bin TL'lik maddi ve manevi tazminat davası açtı. İçişleri Bakanlığı, talep üzerine mahkemeye savunma gönderdi. 



İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin savunmasında, olayın polis tarafından gerçekleştirilmediğini, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/26835 nolu soruşturma ve 2010/7 sayılı kararına bağlıyor. Söz konusu kararda Erdem'in gösteri yapan kalabalığın içinde bulunan ve yüzü puşi ile sarılı bir şahıs veya topluluktan başka birinin ateş etmesi sonucu öldürüldüğünün belirtildiği bakanlık savunmasında, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nın bu nedenle görevsizlik kararı verdiğini, dosyanın Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na gönderildiğine dikkat çekiyor. Bundan kaynaklı davacıların olay nedeniyle uğradıkları zararın sosyal risk ilkesi gereğince kurumları tarafından tazminin istenemeyeceği belirtilen savunmada, her ne kadar kolluğun cinayet ile ilgisinin olmadığını belirten ifadeler kullansa da yaşamını yitiren Erdem'in olayın oluş şekli ile "ağır kusuru" olduğu belirtiliyor. Bakanlık savunmasında, Erdem ile ilgili skandal niteliğindeki şu cümlelere de yer veriliyor: "Şahıs hukuka aykırı bir eylemde polise taşlı sopalı saldırılarda ulunmuş, yasadışı bir eylemin içinde fiilen bulunmuştur. Dolayısı ile ölenin kusurlu davranışı idarenin eylemi ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmiştir." 



Erdem'in "kişisel kusurlardan kaynaklı" öldüğünü iddia eden bakanlık, "Kişinin olaya katılımı, zarar ile idare arasındaki illiyet bağını kestiğinden olayda, idarenin tazmin sorumluluğundan söz etmeye imkan bulunmamasına karşın, zararın kusursuz sorumluluk ilkesine göre idarece tazmini yolunda verilen temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir" diye kaydetti. 



'Delil var, takipsizlik kararı verildi'



Erdem cinayetinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 61 polisin silahı, 7'si olay yeri, 6'sı Polis Evi'nin tuvaletinde bulunan 13 kovan ve deforme olmuş bir mermi çekirdeği ile karşılaştırılırmış yapılan kriminal incelemede, boş kovanların TEM Şubesi'nde görevli olan S.B, H.İ, V.Ö, ve T.M isimli polislerin silahından çıktığı tespit edilmişti.



Buna rağmen İçişleri Bakanlığı nezdinde iç hukukun tümden tükendiğini ve davayı AHİM'e taşıdıklarını bildiren Avukat Rehşan Bataray Saman, yürütülen soruşturmada faillerin bulunması için yargının somut adım atmadığını eleştirdi. Bakanlığın aksine olay yerinde yeteri kadar olay yeri inceleme yapılmamasına rağmen ortaya çıkan bazı delillerin tahmin edilen failleri işaret ettiğine dikkat çeken Bataray, "Olay yerinde bulunan veya olay anında polis memurları tarafından toplanıp gizlenmeye çalışılan mermi çekirdekleri vardı. Bunlarla ilgili inceleme yapıldı. Hangi polislerin silahlarından çıktığı tespit edildi. Bunun gibi birçok delil dosyada vardı ama maalesef dosya takipsizlik ile sonuçlandı" dedi.



'Hiçbir işlem ve araştırma yapılmadı'



"Delil yetersizliği" nedeniyle takipsizlik kararı verilen dosya için adli savcılığında yeni hiçbir işlem, araştırma yapmadan her hangi bir yazışmaya gerek duymadan Özel Yetkili Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararını yenilediğine dikkat çeken Saman, Bu nedenle davayı AHİM'e taşıdıklarını ifade etti. Erdem cinayetine benzer birçok davanın bulunduğuna dikkat çeken Saman, bunların hiç birinin faillerinin bulunamadığına dikkat çekti. 



'Erdem için yapılan açıklamalar içir davalar açıldı'



Aydın Erdem'in katillerinin bulunmamasının adalet açısından yaralayıcı bir durum olduğunu ifade eden Saman, en yaralayıcı kısmının ise Erdem'in faillerinin bulunması için düzenlenen basın açıklamaları, yürüyüşler ve protesto gösterileri ile ilgili açılan davalar olduğunu vurguladı. Düzenlenen etkinliklerde çok sayıda öğrencinin "Örgüt adına suç işlemek" ve "Örgü üyesi olmamak ile birlikte örgüt adına suç işlemekten" iddiasıyla yıllarca hapis cezasına çarptırıldığına dikkat çekti.


Bu haber toplam 596 defa okundu
YAZARLAR