Hasarlı olan evlerine girmekten korkan Vanlı depremzedeler, depremin üzerinden haftalar geçmesine rağmen hala bir çadır sahibi olamayınca, barınma sorunlarını kendileri çözmeye çalışıyor. Kimi bir minibüsün içini birkaç parça eşya atarak eve dönüştürürken, kimi saclardan baraka yapıyor, kimi ise tek katlı olan bakkal dükkanında yatıyor. Hacı Bekir Mahallesi'nde yaşayan depremzedelerin büyük kısmı yaşam koşullarına dayanamayarak göç ederken, geride kalanlar yaşamın zorluklarına karşı ayakta kalmaya çalışıyor. Kaçak ailesi de kalacak yer bulamayınca eski bir minibüse bir halı, birkaç yatak ve bir elektrik sobası koyarak, burada yaşamaya başladı. 4 çocuğu eşi ve annesiyle birlikte arabada kalan Mecbure Kaçak, birkaç defa havaalanına gittiklerini ve çadır alamadıklarını, Valiliğin kurduğu müracaat noktalarına isimlerini yazdırmalarına rağmen de herhangi bir sonuç alamadıklarını belirterek, başlarının çaresine bakmak zorunda kaldıklarını vurguluyor. Eşinin kardeşinin Diyarbakır'a göç etmesiyle birlikte ona ait minibüse geçtiklerini belirten Kaçak, çocukların eve girmekten korktuğunu söylüyor. Ne yapacaklarını düşündüklerini ve akıllarına böyle bir şey geldiğini ifade eden Kaçak, "Dışarıda yatacak halimiz yoktu. Mecburen buraya girdik. Bakalım nereye kadar gidecek" diyor.
'Erdoğan elini cebine koydu gezdi gitti'
Arabanın içinde elektrikli soba yaktıklarını, ancak ısınamadıklarını aktaran Kaçak, "Geçen gün evimize gittik, ama sarsıntı olunca tekrar arabaya geldik. Ama sabaha kadar bir türlü ısınamadık" diyor. Çocuklarına ve yaşlı annesine arabada bakmakta çok zorlandığını ifade eden Kaçak, içerisi çok küçük olduğu için arabanın dışında vakit geçirmeye çalıştığını dile getiriyor. Yemek yemek, uyumak ve oturmak için çok küçük olan arabaya 7 kişilik ailesiyle sığmadıklarını dile getiren Kaçak, "Biz çok mağduruz" diyor. Devletin kendileriyle ilgilenmediğini, bir torba kömür bile alamadıklarını aktaran Kaçak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Van'a kadar gelmesinin de kendileri için bir faydası olmadığını söylüyor. Kimsenin mahalleye gelerek, kendilerinin halini görmediğini belirten Kaçak, "Erdoğan geldi bize bir yer vermedi. Geldi elini cebine koydu çarşıda gezdi" diyor. Tüm yaşadıklarına rağmen, depremzedelerin Van'ı terk etmesini de eleştiren Kaçak, "Bir damla kanımız da kalsa biz toprağımızı bırakıp gitmeyiz" diye belirtiyor.
'Birbirimize destek olmamız gerekiyor'
Aynı mahallede oturan Aynur Kaçak da, fazla çadırı olanların çadırlarını başkalarıyla paylaşmalarını istiyor. Naylon brandadan yaptıkları çadırda kaldıklarını dile getiren Kaçak, "Bizim tanıdıklarımız var 3-4 tane çadır almışlar. Ne yapıyorlar bunları? Bu insanlar hep mağdur kalıyor. Bizim gibi insanlar ya evine giriyor ya da naylonun altında yaşıyor. Biraz duyarlı olsunlar. Böyle bir günde birbirimize destek olmamız gerekiyor. Evlerinde saklamasınlar" çağrısı yapıyor.
Çadıra sığmayan ailenin bir kısmı bakkal dükkanını kullanıyor
16 kişi bir çadırda kaldıkları için bakkal dükkanını da kullanan Orhan ailesi ise, çadıra sığmayınca eşyalarının bir kısmını tek katlı dükkana taşıyor. Burada yemek yiyen Orhan ailesinin fertlerinin bir kısmı da geceleri burada uyuyor. 2 aylık bebeğinin bağırsaklarından rahatsızlandığını ve ameliyat olduğunu belirten Azime Orhan, bebeğini çadır şartlarında sağlıklı bir şekilde büyütemediğine vurgu yapıyor.
'Soğuktan birbirimize sarılıyoruz'
Çadır bulamadıkları için mağdur olan başka bir aile de Yaşar ailesi. Depremin ilk gününden bu yana ilgili yerlere başvurmalarına rağmen herhangi bir sonuç alamayan ailenin bir kısmı, yazın pikniğe götürdükleri çadırı, kış şartlarında ev olarak kullanıyor. Depremden sonra evlerinin altında bulunan bir dükkanda kaldıklarını belirten Nazlı Yaşar, artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle annesi Hatun Yaşar ve yeğeni Şerzan ile birlikte piknik çadırına yerleştiklerini belirtiyor. İçerisine soba sığmayan 4 metrekarelik çadırda yaşadıklarını belirten Yaşar, birbirlerine sarılarak uyuduklarını dile getiriyor.