Cezaevlerinin ölüm kampına döndüğü Türkiye'de bir tutuklu daha bile bile ölüme gönderiliyor. 46 yaşındaki 3 çocuk babası kanser hastası Basri Vardar da, ölümü bekleyen tutuklular arasında yer alıyor. Çalıştığı çağrı merkezinde kalp krizi geçirerek, hastaneye kaldırılan Vardar'a doktorlar bir buçuk yıl önce ilik kanseri teşhisi koydu. Vardar, hastalığını kaldırılmadığı için eşi ve çocukları kendisine gerçeği anlatmadı. Hastalığı ilerleyen Vardar, çalışmaz ve evine para getiremez duruma geldi. Evine haciz gelen Vardar'ın kapısını bir gün polisler hasta yatağındayken çaldı. "Hakkında şikayet var" denilerek karakola götürülen Vardar, çıkarıldığı mahkeme tarafından "Kaçak elektrik kullandığı" gerekçesiyle tutuklandı. Vardar'a Bakırköy 8, 16 ve 25. Asliye Ceza Mahkemeleri'nde açılan 3 ayrı davadan, 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Yaklaşık 8 aydır önce Silivri Cezaevi'nde ardından Metris Kapalı Cezaevi'nde tutulan Vardar'ın sağlık durumu her geçen gün kötüleşiyor. Adli Tıp Kurumu ise, yürümekte dahi zorluk çeken ve doktorların "Fazla ömrü kalmadı" dediği Vardar'a "skandal" bir karara daha imza atarak, "Cezaevinde kalabilir" raporu verdi.
Her an ölüm haberi gelebilir
"Geceleri korkudan uyuyamıyorum. Telefonu yanımdan ayırmıyorum, ölüm haberi gelecek diye çok korkuyorum. Tüm hayatımız alt üst oldu bu şekilde" diyen Vardar'ın eşi Zekiye Vardar, yaşadıkları yoksulluğu ve eşinin durumunu anlattı. Vardar, "Eşim çok hastaydı zaten. Ona güç bela bir hasta yatağı almıştık, onda yatıyordu. Ağrı kesicisini içirdim, kapı çaldı. Kapıyı açtığımda iki sivil polis vardı karşımda. Alıp götürdüler. Peşinden ilaçları ile koştum. Bana 'sen git artık eşini tutukladık' dediler. Ne yapacağımı şaşırdım" diye konuştu.
'Adli Tıp hala hangi raporu istiyor anlamıyorum'
Eşinin yürümekte dahi zorluk çektiğini belirten Vardar, Adli Tıp Kurumu'nun bir buçuk yıldır tedavi gören ve hasta yatağından alınan bir hastaya "Cezaevinde kalabilir" raporu vermesine ise anlam veremediğini söyledi. Vardar, "Hangi raporu götüreceğiz, artık bilmiyorum. 8 aydır Adli Tıp'ta dünyanın dosyası birikti, hala ne istiyorlar bilmiyorum. Adalet Bakanlığı'na, Sağlık Bakanlığı'na, Cumhurbaşkanlığı'na kadar mesaj gönderdik. Cumhurbaşkanlığı'ndan 'Adli Tıp salarsa onaylarım benim yapabileceğim başka bir şey yok' diye mesaj geldi. Zeytinburnu Kaymakamlığı, 'borcunuzu ben ödeyeyim' diyor, ama mahkeme bunu kabul etmiyor" diye konuştu.
'Ölmeden bir gün önce mi bırakacaklar'
"Eşimi de diğerleri gibi öldükten sonra ya da ölmeden bir gün önce mi bırakacaklar?" diye soran Vardar, "Çevrede çok kötülük yapanlar var, adamlar elini kolunu sallaya sallaya sokakta geziyorlar. Adalet olmadığına inanıyorum; çünkü çok zor durumdakiler içerde. Çıkacağına o kadar emindim ki, ona söz vermiştim oradan çıkaracağıma dair. Yapamayacağım hiçbir şey için kimseye söz vermezdim. İlk defa Basri'ye söz verdim, olmadı. Haksızlık ettim ona" diye belirtti.