Bitlis'in Tatvan İlçesi'nde bulunan 10. Motorlu Piyade Tugayı'nda 5 aydır askerlik yapan Konya Kürtlerinden er Ali Önal, 14 Ekim'den beri kayıptı. Askeri yetkililer Önal'ın “firar” ettiğini iddiasında bulunmuş, Konya’nın Cihanbeyli İlçesi'ne bağlı Zaferiye Köyü'nden Tatvan'a gelen Önal ailesi ise, bu iddiaya inanmayarak, İHD ve savcılığa başvurmuştu. Başvuru üzerine savcılığın soruşturma başlattığı belirtilirken Önal, bugün Bitlis'in Hizan İlçesi'ne bağlı Yolalan Beldesi'nde köylüler tarafından yol kenarında ölü olarak bulundu.
Er Ali Önal'ın cesedinin bulunması ardından olay yerine giden ailesi ve askerler tarafından otopsi için Bitlis Devlet Hastanesi'ne getirildi. Oğlunun askerlerce öldürdüğünü belirten Önal'ın babası Bayram Önal, hastane morgu önünde açıklama yaptı. Açıklamaya BDP Bitlis ve Tatvan yöneticileri ile İHD Bitlis Temsilcisi Hasan Ceylan da katılarak, aileyi yalnız bırakmadı. Beş gündür Bitlis'te oğlunu izini sürdüklerini ve bugün cansız bedeniyle karşılaştıklarını belirten Önal, oğlunun askerler tarafından öldürüldüğünü belirterek, "Benim oğlumun katili askerlerdir, tugaydır " diyerek, askeri yetkililerin “firar” ettiği iddialarına tepki gösterdi.
'Askeri yetkililer benimle dalga geçtiler ve oğlumu öldürdüler'
Önal, kendilerinin bugün öğleden sonra askeri yetkililer tarafından aranarak, "Git orada bir ceset var, bak senin oğlun mu değil mi " denildiğini, ardından askeri yetkililerin belirttiği Hizan'a bağlı Yolalan Beldesine gittiklerini aktardı. Beldeye yakın bir yerde yolda bulunan bir köprünün üzerinde oğlunun cansız bedeni ile karşılaştıklarını belirten Önal, sonra cesedi alıp hastaneye getirdiklerini ifade etti. Oğlunun ölümüne tepki gösteren baba Önal, "Oğlum askerde canlı tutuldu, işkence edildi ve sonrasında öldürüp oraya attılar. Benim oğlumun katili askerdir, tugaydır biliyorum. Benim ciğerim yandı onlarında yansın " dedi.
'Oğlumu sorduğumda benle dalga geçtiler '
Dört günden beridir Tatvan'da oldukların belirten baba Önal, oğlunun durumunu askeri yetkililerden sorduğunda yetkililerin kendisine, "Oğlun kendine bir dost bulmuştur, merak etme gelir " diyerek, dalga geçtiklerini söyledi. Oğlunun bir köprü üzerinde cesedinin bırakıldığını belirterek, "Oğlumu yola uzatılmış bir vaziyette gördüm. Demek oğluma dört gün işkence edip aç susuz bıraktıktan sonra oraya götürüp, kendi silahıyla elini tetiğin üstüne koyup bastırdılar ve öldürdüler. Herkes oğlum gidip askerde ölecek diye çocuklarını askere göndermezken, ben oğlumu askere gönderdim " diyerek, sonunda kendisine yapılanan bu olmaması gerektiğini belirtti.
'Kamera kayıtları bilinçli bir şekilde yok edildi'
Oğlunun askeri yetkililer tarafından firar ettiğinin söylenmesinin ardında savcılık ve İHD'ye başvurduklarını belirten Önal, aynı zamanda da kendilerinin de olayı araştırdıklarını belirtti. Askeri yetkililerin tugayda kamera sisteminin olamadığı iddia ettiklerini, bunun üzerine çevre iş yerlerindeki esnafta güvenlik kamerası görüntülerini araştırdıklarını belirten Önal, kamera kayıtlarının bilinçli bir şekilde yok edildiğini söyledi. Çocuklarını otopsi için Ankara ya da Malatya'ya götürmek istediklerini, Bitlis’teki savcıya bildirdiklerini belirten baba Önal, savcının otopsiyi Bitlis Devlet Hastanesi'nde yaptığını ifade etti. Bitlis Savcılığı tarafından yapılan otopsi de ise sadece şu cümlelere yer verildi: "19.10.2011 günü ateşli silah yaralanması sonucunda meydana gelen kalp ve akciğer laserasyonu ve bunun sonucunda meydana gelen kanama sonucunda vefat ettiği anlaşılmıştır" denildi.
Er Ali Önal'ın cenazesi yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından memleketi Konya Cihanbeyli Zaferiye Köyü'ne doğru yola çıkarıldı.