DENGE TV YENİ FREKANS 2012
DENGE TV YENİ FREKANS 2012
DENGE TV YENİ FREKANS 2012
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Demirtaş: İl binamızda belge bulunmadı

Demirtaş: İl binamızda belge bulunmadı
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MİT-PKK görüşmesine ilişkin Diyarbakır il binalarında her hangi bir belgenin bulunmadığını belirterek, belgenin kendi ellerinde olabileceği ve bu olaya kılıf hazırlamak için böyle bir yola başvurulduğunu söyledi. Demirtaş, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nü belgeyi nerede bulduğunu açıklamaya çağırdı. MİT, yargı, polis ve hükümet arasında patlak veren krize ilişkin de Demirtaş, "Ortada taraflar yoktur. Bir tarafın kendi içinde çatışması vardır. Bu bir iktidar çatışmasıdır. Ortada bir AKP krizi vardır" dedi.
11.02.2012 / 14:19






BDP EÅŸ Genel BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ, BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt ile birlikte kentte çalışan gazetecilerle bir araya geldi. Bir otelde verilen kahvaltıya, BDP Hakkari İl BaÅŸkanı M. Sıddık Yıldırım, Belediye BaÅŸkanı Fadıl BedirhanoÄŸlu ile gazeteciler katıldı. Burada gündemdeki geliÅŸmeleri deÄŸerlendiren DemirtaÅŸ, Diyarbakır il binasında bulunduÄŸu iddia edilen belge ile ilgili, belgenin il binalarında bulunmadığı ve il binasında yapılan arama sonrası tutulan tutanakta da ne kendisinin ne de baÅŸka bir yöneticilerinin böyle bir belgenin bulunduÄŸuna dair imzalarının bulunmadığını belirtti. DemirtaÅŸ, "Özellikle eski ve yeni MİT yöneticileri ile ilgili tartışmalar yürütülüyor. Öncelikle bir konuya açıklık getirmekte fayda var. Diyarbakır il binamızda buluna bir belge sonucunda bu operasyonun baÅŸlatıldığı söyleniyor ki, bu bilginin kesinlikle yanlış ve yalan bir bilgi olduÄŸunu açıkça söylemek istiyorum. Arama günü ben de il binamızdaydım saatlerce süren aramaya raÄŸmen hiçbir suretle bir belgeden bahsedilmedi. Daha sonra BDP il binasında son derece gizli bir belge ele geçirildiÄŸi söyleniyor" dedi. BulunduÄŸu söylenen belgenin kendi ellerinde olabileceÄŸi ve bu olaya kılıf hazırlamak için böyle bir yola baÅŸvurulduÄŸunu belirten DemirtaÅŸ, "Sanırım bu belge zaten ellerinde olduÄŸu için BDP il binasına yapılan operasyonla yakalanmış gibi bu operasyonun gerekçesi haline getirilmek istendi. İmralı'dan Kandil'e yazılmış bir mektubun herhangi bir BDP il binasında bulunmasının imkanı da yoktur. Bu gerçekçi de deÄŸildir. Bu sadece taraflarda vardır. Herkes bilmeli ki Diyarbakır Emniyet MüdürlüÄŸü arama yaptığı sırada Diyarbakır il binasında ele geçirilen öyle bir belge yoktur" diye konuÅŸtu.



'Savcıya belgeyi sunmak için bu senaryo hazırlandı'



"BaÅŸka türlü nasıl ele geçirildiÄŸini bilemeyiz. Öte yandan MİT'e yönelik bir operasyonun önceden hazırlığı yapıldığı için o belgeyi savcının dosyasına sunabilmek için Diyarbakır il binasında ele geçirilmiÅŸ gibi bir tutanak düzenlenmiÅŸtir" diyen DemirtaÅŸ, söz konusu tutanaklarda da hiçbir yetkililerinin imzasının bulunmadığını belirterek, Diyarbakır emniyetinin bu belgeyi nereden bulduÄŸunu açıklamasını istedi. AKP'nin devletin kendisi olduÄŸunu belirten DemirtaÅŸ, "Bu AKP'nin kendi içindeki bir çekiÅŸme ya da AKP devlet çekiÅŸmesi deÄŸildir. AKP devletin kendisidir" dedi. Türkiye'deki siyasi arenanın düÅŸman devletler gibi kamplaÅŸtığını belirten DemirtaÅŸ, ÅŸöyle konuÅŸtu: "Türkiye'deki siyasal yapı BirleÅŸmiÅŸ Milletler gibi olmuÅŸ sanki düÅŸman devletler birbirleri ile kutuplaÅŸmış gibi bir ortam yaratılmış. Özellikle OrtadoÄŸu ve Afrika'nın dizaynı üzerine Türkiye'ye bir rol biçilmiÅŸti. Ya AKP Hükümetinin bu misyonu oynaması için zaman zaman baskı yapılıyor ya da bölgedeki konumunun güçlenmesi için güç veriliyor, önü açılıyor. Bu yaÅŸananlar Suriye'ye yapılacak müdahalenin ön hazırlığıdır. Oslo ve İmralı görüÅŸmeleri koz olarak kullanılmıştır. Buda son derece çirkindir. 40 bine yakın insanın yaÅŸamını yitirdiÄŸi bir savaşı bitirmek için diyalog ve müzakere dışında hangi yöntem kullanılabilinir. Birileri bunu açıklasın." Savcı ille de bir ÅŸeyler araÅŸtıracaksa, bunun yaÅŸanan bu kadar müzakere ve diyalogdan sonra neden çözülmediÄŸini konusunun olması gerektiÄŸini kaydeden DemirtaÅŸ, "Savcı gidip neden çözmediniz? Nerede yanlış yaptınız? Görevinizi nerede ihmal ettiniz? Bunları soruÅŸtursun. AKP bu müzakereden nende sonuç almadığını çıkıp açıklasın. GörüÅŸmek hata deÄŸil suç deÄŸil. AKP hükümeti başından itibaren diyalog ve müzakereyi bir tasfiye aracı olarak kullandığı için sonuç alamamıştır. Sonuç alamaması da siyasi bir zaaf ve hatadır. Bu hatayı bürokratla yüklemenin de bir anlamı yoktur. BaÅŸbakan Ankara'nın dehlizlerinde hiç bir ÅŸeyin kayıp olmayacağını söylüyordu. GeçmiÅŸ dönem dehlizlerinde olan neyse bugünde aynı durum devam ediyor. AKP gerçekleri halka anlatırsa inanıyorum ki kamuoyunun bu giriÅŸimlere desteÄŸi olacaktır" dedi. 



'Ortada bir AKP krizi var'



DemirtaÅŸ, yaÅŸananların uluslararası güçler ile birlikte karanlık odakların hukuku ve adaleti kullanarak yaptığı operasyonlar olduÄŸunu belirterek, "Karanlık iliÅŸkiler bir takım uluslararası müdahalelerle birlikte savcılar üzerinden yargı kullanılarak, birbirlerine karşı operasyonlar gerçekleÅŸtiriliyor. Bu derin operasyonlardan demokrasi çıkacağı beklentisi yaratılıyor. Bu doÄŸru deÄŸildir. Ortada taraflar yoktur. Bir tarafın kendi içinde çatışması vardır. Bu bir iktidar çatışmasıdır. Bizi ilgilendiren boyutu ÅŸudur. Ortada bir AKP krizi vardır. AKP'nin içinde bulunduÄŸu durum bir girdap durumudur ve bu girdap Türkiye'yi bir kaotik ortama götürebilir. Bu tehlike çok ciddidir" diye konuÅŸtu. MİT için çıkartılmak istenen tek maddelik yasanın doÄŸru olamadığını belirten DemirtaÅŸ, "Mesele MİT mensuplarının kurtarılması meselesi deÄŸil. Bir düzenleme yapılacaksa, özel yetkili mahkemeler kaldırılsın. Yargıda teklik esas alınmalı. Bu yapılmadıkça iyi niyet ortaya çıkmaz. Bununla Hükümetin özel yetkili mahkemelerle kendi derin devletini kurmak için kullanmaya devam edeceÄŸi anlaşılıyor. Dolayısıyla baÅŸbakanın barış yapmak istiyor da birileri bunu engelliyor yaklaşımı da yanılgıdan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. SavaÅŸ konsepti devrededir ve BaÅŸbakan bunun arkasındadır. Psikolojik, askeri, siyasi ve ekonomik savaÅŸ adı altında topyekun bir savaÅŸ devam ediyor. Ortada barış yanlısı yok. Onun için iktidar mücadelesi yürütüyorlar. AKP birden fazla grubun bir araya geldiÄŸi bir koalisyon hükümetidir. Bunlar kendi içlerinde savaşıyor. Bu krizler aşıldıkça kendi güçlerini tahkim ederek yolarına devam ediyorlar. Buna karşı Türkiye'de demokrasi güçlerinin mücadele etmesi gerekiyor. YaÅŸanan çatışamadan demokratikleÅŸeme adına bir sonuç çıkacağını düÅŸünmüyoruz. Kimsede bu beklenti içinde olmamalıdır. Bu çatışmalar yeni egemenlik sistemleri üretir. BaÅŸbakan da bu fırsatı kaçırmayacaktır. Muhtemelen bundan sonrada tasfiye operasyonları yapacaktır. BaÅŸbakan'ın demokrasiyi güçlendirmek için bir giriÅŸimi yok. Bu çatışmanın kenarında kıyısında durarak nemalanarak demokrasi güçlendirilmez. Demokrasi ilkesel bir duruÅŸ ve tutum gerektirir" dedi. 



'Mağdurlar sanık yapıldı'



16 Eylül 2010 tarihinde Geçitli (Peyanis) yolunda yaÅŸanan patlamada yaÅŸamını yitirenlerin yakınlarının sanık konumuna düÅŸürülmesine de deÄŸinen DemirtaÅŸ, ülkede kimsenin adalete güvenin kalmadığını, maÄŸdur olarak yargının önüne çıkanların sanık olabildiÄŸi bir ülkede yaÅŸadıklarını belirterek, "AKP kendi döneminde faili meçhullerin yaÅŸanmadığını belirtiyor. Oysa yüzlerce isim ve olay sayabiliriz. Geçitli olayı sonrası failleri bulduk elimizde deliler var diyen hükümet aradan bunca zamanın geçmesine raÄŸmen bir ÅŸeyin ortaya konulmaması bir tarafa olayda yakınlarını kaybedenlerin sanık durumuna düÅŸürülmesi ÅŸaşırtıcıdır. Niye? Orada buluna birtakım malzemeleri basına gösterdikleri için bu durum delilerin kayıp edilmesi deÄŸildir. Aksine delillerin kayıp olmamsı için yapılanlardır. Yargı olayı açıklama yerine maÄŸdurlarla uÄŸraşıyor. Türkiye'de maalesef hukuk sisteminin çivisi çıkmış durumda. Türkiye'de generalinde sokaktaki yurttaşına kadar kimse mahkemeden adalet beklemiyor. İşin dorusu budur. Yarıya iÅŸi düÅŸen tedirgindir. Başına ne geleceÄŸini bilmiyor. İnsanlar yargıdan adalet bekleme yerine yargıdan kaçar hale geldiler. Yargı içine düÅŸtüÄŸü ya da düÅŸürüldüÄŸü pozisyonu görmelidir. Bunda ÅŸüphesiz ki iktidarın çok büyük payı vardır. Mademki yargı bağımsızdır, o zaman onurlu yargıçlar seslerini çıkarmalıdır. Åžu anda yargı İdris Naim Åžahin'e baÄŸlıdır. Polis istediÄŸin suçlu istediÄŸini beraat ettirebilir. Bu yargı sisteminde insanlar faillerin ortaya çıkmasını beklerken kendileri sanık konumuna düÅŸebiliyor" dedi. DemirtaÅŸ, Hakkari'de 19 Ocak tarihinde meydana gelen patlama ile ilgili karanlık noktaların olduÄŸunu belirtti. DemirtaÅŸ, "Olayda yaralan yurttaÅŸların ziyareti sırasında sayın vali resmi kıyafetlerle hasta ziyaretinde bulunuyor. ArkadaÅŸlarımız yaralı polisleri sorunca basına bazı fotoÄŸraflar servis ediliyor. Bu fotoÄŸraflarda da sayın vali spor kıyafetlerle görülüyor. Ayrıca hastanede yaralı olduÄŸu söylenen polislerin giriÅŸ kayıtları yok. Özellikle valilik ve emniyetten yapılan açıklamalar çeliÅŸki yaratınca insanların kafası karışıyor. Bunu ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Devlet adına suç iÅŸleyen çetelerin iÅŸ başında olduÄŸunu biliyoruz. Olayın açıklığa kavuÅŸması için kesinlikle bağımsız ve adil bir soruÅŸturma yürütülmeliydi. Bunun da yürütülmediÄŸi anlaşılıyor. MOBESE kayıtları verilmiyor. Bu yaklaşımlar valiliÄŸin halk nezdinde ki güvenirliÄŸini zedeler" diye konuÅŸtu. 



'Barış için ilk adım atıldı'!



Yapılan açıklamaların ardından DemirtaÅŸ, Geçitli (Peyanis) köylüleri ile AkkuÅŸ (Dêrê) köylüleri arasında yıllardır süregelen ve zaman zaman aÅŸiret kavgalarına da neden olan arazi kavgasının barışçıl bir ÅŸekilde sonlandırmak için otelde iki köy sakinleri ile ayrı ayrı görüÅŸmeye baÅŸladı: GörüÅŸmeler basına kapalı olarak sürüyor. 


Bu haber toplam 195 defa okundu

Taraf'tan Erdoğan'a: Zorda olan sensin aslanım
Başbakan Erdoğan'ın WSJ'nin Uludere haberi ile ilgili yorumuna Taraf'tan sert bir çıkış geldi.
YAZARLAR