Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Roboski Köyü'nde savaş uçaklarıyla 34 yurttaşın öldürülmesiyle gündeme gelen sınırdaki ölümlerin bir adresi de Van. Van'ın hem İran hem de Türkiye tarafında sık sık yaşanan ölümler; siyasetçiler, medya ve yerel yetkililerce görmezden gelirken, sınırda İran ve Türk askerleri sessiz sedasız kan akıtmaya devam ediyor. Sınırdaki bu sorun sürerken, dün de bir ölüm haberi Van'ın Saray İlçesi'ne bağlı Beyaslan (Şerefxane) Köyü'nden geldi. İran askerlerinin açtığı ateş sonucu Reşat Karahancer öldürüldü. Karahancer'in arkadaşları Aziz Beled ve Metin Üste ise İran askerlerince gözaltına alındı. Van'da 2010 ile 2011 yılları arasında sınırda yaşanan ve basına yansıyan kimi olaylarda, Mehmet Nuri Tamçoban (14), Eşref Bargin (23), Suat Uğur (15), Asım Yavrutürk (24), İslam Kesici (26), Sinan Gümüş (19), Şerafettin Güleryüz (26), Vedat Çeri (18), Taner Kurucan (15), İsa İbrahimzade (14), Mehmet Keskin, Cebrail Pireşani, Ercan Uca, Sami İştenyılmaz, Eyüp Talayman, Adil Parlakel, Recep Dağgezen ve Suat Baykara (15) yaşamını yitirdi. Öldürülen kaçakçıların çoğu çocuklardan oluşurken, iki yıl içinde 40'a yakın kişi de yaralandı.
Sınırda bu kadar kişinin öldürülmesine rağmen yetkililerden şu ana kadar hiçbir açıklama gelmezken, mağdurların askeri yetkililer hakkında açtıkları davaların büyük bölümü de beraatla sonuçlandı. Kaçakçılık yapmanın dışında başka çareleri olmayan yurttaşlara bugüne kadar kimse bir çözüm de bulamadı. Hükümetin yaşananlara karşı sessizliğini koruması ise "hükümet sınırda öldürülenleri vatandaşı olarak görmüyor mu?" sorularını akıllara getiriyor.
Genelkurmay'dan soruşturma izni çıkmadı
Sınırda yaşan ölümlerin büyük bölümü Türkiye, sınırdaki anlaşmalara dayanarak sorumluluğu üzerinde atmak için İran'a mal ederken, İran'da uluslararası sözleşmelere tabi olmadığı için tazminat veya yargılama davalarını kabul etmiyor. Ölenlerin büyük bölümünde görgü tanıkların beyanlarına rağmen soruşturma aşamasını geçmezken, Van'ın Özalp (Qerqelî) İlçesi Yukarı Turgalı (Axurka Jorî) Köyü'nden 26 Haziran 2010 tarihinde gittiği İran'dan dönen 2 çocuk babası İslam Kesici (26), sınırı geçtikten sonra vurularak öldürülmesi üzerine askeri savcılığın Genelkurmay Başkanlığı'nda istediği soruşturma izni halen çıkmadı. Son olarak 31 Mart 2011 tarihinde tanıkları dinleyen askeri savcılık, soruşturma yetkisi verilmesi için de Genelkurmay Başkanlığı'na yazı yazdı. Ancak olayın üzerinde bir yıl geçmesine rağmen soruşturma izni verilmedi.
İnsan Hakları Kuruluşları: Bölge halkın adalete olan güveni kalmadı
Yaşanan sınır infazlarına karşı sık sık bölgede inceleme yapan İHD, MAZLUMDER ve Van Barosu ise, hazırladıkları raporda, sınırdaki ölümlerin sistematik hal aldığını dikkat çekmişti. Ölüm ve yaralanma olaylarının ardından sürekli olarak takipsizlik veya beraatla sonuçlandığından bölge halkının yargıya ve adalete olan güveninde ciddi şekilde zedelediğini belirten insan hakları kuruluşları, yaşanan olayların aydınlatılmasını istemişti. Raporda, "Söz konusu sınır bölgesinde ve civar köylerde bu tür olayların artık münferit olmaktan çıkıp, sistematik bir hal almıştır. Olaylar halkta inanılmaz bir korku ve endişeye yol açmıştır. Söz konusu olaylarda canlı yakalanması mümkün iken kendilerine herhangi bir ikaz yapılmaması ve direkt kendilerine ateş açılması oldukça düşündürücüdür. Geçen seneden bu yana yaklaşık olarak 50'ye yakın kişi İran Ve Türkiye sınırında askerlerce açılan ateş sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu ölüm olaylarının hiçbirisinde faillere ceza verilmemesi de ölümlerin artmasına sebebiyet vermiştir. Bu durum endişe verici bir hal almıştır" diye tespitlerde bulunulmuştu.
Dönemin İçişleri Bakanı olayların tamamını İran'a mal etmişti
Yaşanan ölümlerle ilgili olarak daha önce başta BDP Van Milletvekilleri Özdal Üçer ile Fatma Kurtulan olayı TBMM'ne taşımıştı. Verilen onlarca soru önergelerin birinde cevap veren dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay olayların tamamını İran askerlerine mal etmişti. O dönemde BDP Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Van-İran sınırında yaşanan kaçakçı ölümlere ilişkin soru önergesine Atalay, "Meydana gelen bütün ölüm ve yaralanmalar İran İslam Cumhuriyeti askerleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Kaçakçılık olayları esnasında öldürülen ya da yaralanan vatandaşlarımızla ilgili yapılan adli ve idari soruşturmalar neticesinde askerlerimiz tarafından yaralanan, vurulan vatandaşlarımızın olmadığı tespit edilmiştir" cevabını vermişti.
2010 ile 2011 yılları arasındaki ölüm vakalarının bir kısmı şöyle:
* 11 Mart 2010'da Van'ın Saray İlçesi'ne bağlı Kurucan Köyü'nde İran askerlerinin açtığı ateş sonucu İran vatandaşı Nasır Hüseyin Sarmalu omzundan yaralandı.
* 30 Mart 2011 tarihinde Van'ın Çaldıran İlçesi'ne bağlı Hangedik (Xecixatun) Köyü'nde koyun otlatmaya giden ve İran sınırında askerler tarafından açılan ateş sonucu öldürülen Lise öğrencisi Mehmet Nuri Tamçoban (14) olayı gündemde geniş yankı bulurken, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tamçoban'ın açılan uyarı ateşi sonunda kazayla öldüğünü savunmuş, vücudundaki darp izlerine ilişkin soruları ise yanıtsız bırakmıştı. Askeri yetkililer ise, Tamçoban'ın askerlerin üzerine atı sürdüğü ve bu sırada yaşanan boğuşmada patlayan silahtan çıkan kurşunla öldüğü iddiasında bulunmuştu.
* 26 Nisan 2010 tarihinde Van'ın Özalp ilçesine bağlı Yukarı Turgalı (Axurka Jorî) Köyü yakınlarında İran askerlerinin ateş açması sonucu Eşref Bargin (23) yaşamını yitirirken, kuzeni Volkan Bargin ise vücuduna isabet eden 4 kurşunla ağır yaralandı. Görgü tanıkları, sağ yakalanan iki kişinin kurşuna dizildiğini söyledi.
* 27 Nisan 2010 tarihinde Van'ın Özalp ilçesine bağlı Yukarı Balçık (Balçokluya Jorî) Köyü'nün Türkiye-İran sınırında mazot kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla uyarı yapılmadan Türk ve İran askerlerinin açtığı ateş sonucu Suat Uğur (15) isimli çocuk yaşamını yitirirken, Ercan Uğur (26) ise yaralandı. Uğur, yaralı olduğu halde askerler tarafından tartaklandığını, askerlerin olay sırasında kendilerine yardıma gelenleri de engellediğini ve atlarının kafasına kurşun sıkıldığını kaydetmişti.
* 15 Haziran 2010 tarihinde Van'ın Çaldıran İlçesi'ne bağlı Alakaya (Girêsor) Köyü nüfusuna kayıtlı Asım Yavrutürk (24) isimli köylü, sol gözünden tek kurşunla vurularak öldürüldü.
* 26 Haziran 2010 tarihinde Van'ın Özalp İlçesi Yukarı Turgalı (Axurka Jorî) Köyü'nden kaçakçılık için gittiği İran'dan dönen evli iki çocuk babası İslam Kesici'nin (26), köye bir kilometre kala Türk askerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.
* 1 Temmuz 2010 tarihinde Van'ın Özalp İlçesi'ne bağlı Aşağı Turgalı (Axurka Jêrî) Köyü'nde ikamet eden Sinan Gümüş (19), Aksipi bölgesinde İran askerlerinin açtığı ateş sonucu olay yerinde yaşamını yitirdi.
* 23 Temmuz 2011tarihinde Van'ın Özalp İlçesi'ne bağlı Aşağı Turgalı (Axurka Jêrî) Köyü'nde tarladan dönen Adem Aygün (17), Türk askerlerinin açtığı ateş sonucu omzundan yaralandı. Oymaklı Köyü'nde ise Osman Keskinkaya (46) adlı köylü, İran askerlerinin açtığı ateş sonucu yaralandı.
* 27 Ağustos 2010 tarihinde Van'ın Saray İlçesi'ne bağlı Sırımlı (Xerabsork) Köyü nüfusuna kayıtlı Şerafettin Güleryüz (26) isimli köylü İran askerleri tarafından öldürüldü.
* 9 Eylül 2010 tarihinde Kurban Bayramı arifesinde Van'ın Saray İlçesi'ne bağlı Bakışık (Avzerk) Köyü'nde "dur" ihtarı yapılmadan Türk askerlerinin açtığı ateş sonucu Vedat Çeri (18) başından vurularak yaşamını yitirdi.
* 17 Eylül 2010 tarihinde Van Özalp İlçesi'ne 10 kilometre kala Fahrettin Sancak yönetimindeki minibüse, askerlerin kullandığı doblo marka sivil bir araçtan ateş açıldı. "Kaçakçılık yaptıkları" iddiasıyla taranan araçta, Fahrettin Sancak ve amcasının oğlu Polat Sancak çeşitli yerlerinden yaralandı.
* 21 Eylül 2010 tarihinde Van'ın Özalp İlçesi'ne bağlı Damlacık (Reşika) Köyü'nde İran askerlerinin Türk sınırına geçerek açtığı ateş sonucu sağ baldırından yaralanan Taner Kurucan (15) isimli çocuk, kan kaybından yaşamını yitirdi.
* 28 Eylül 2010 tarihinde Hakkari'nin Yüksekova İlçesi Esendere Beldesi'ne sınırı olan İran'ın Urmiye kentinin Siro kasabasına bağlı Fîreziyan Köyü nüfusuna kayıtlı 14 yaşındaki İsa İbrahimzade isimli bir çocuk, Türk askerlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
* 9 Ekim 2010tarihinde Van'ın Başkale İlçesi'ne bağlı Güvendik (Elerzi) Köyü'nde, İran'a yasal olmayan yollardan geçiş yapan Türkiye vatandaşı Ekrem Şahin (20) ve İran vatandaşı Cevad Akacani (15), İran topraklarına geçerken İran askerlerinin açtığı ateş sonucu yaralandı.
* 18 Kasım 2010 tarihinde İran'dan Türkiye'ye geçmeye çalışan 18 yaşındaki Afgan uyruklu Ali Can isimli genç, İran askerlerinin açtığı ateş sonucu yaralandı.
* 29 Kasım 2010tarihinde Van'ın Erçek Beldesi'ne bağlı Yeniçavuş (Mamedik) köyünde askerlerin kaçak sigara olduğu gerekçesiyle kamyona ateş açması sonucu bahçesinde oynayan Murat Ersözsoy (9) adlı çocuk iki bacağından yaralandı.
* Van'ın Özalp İlçesine bağlı Yukarı Tulgalı (Axurka Jorî) Köyü'nde 29 Ocak 2011tarihinde 253 ve 254'üncü sınır taşları arasında İran askerlerinin açtığı ateş sonucu Recep Dağgezen (15) isimli çocuk yaşamını yitirdi.
* Van'ın Özalp İlçesi'ne bağlı Yukarı Balçıklı (Paçuxliya Jorî) Köyü'nün İran sınırında bulunan Umutepe bölgesinde 3 Mart 2011 tarihinde Suat Bakara isimli çocuk askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
* Van'ın Özalp (Qelqelî) İlçesi Aşağı Koçkıran Köyü'nde 13 Nisan 2011 tarihinde İran askerlerinin ateş açması sonucu Eyüp Talayman ve Adil Parlakel yaşamını yitirdi.
* 2 Aralık 2011 tarihinde Van'ın Saray İlçesi'ne bağlı Sırmalı (Xirapsork) Köyü'nden İran'a geçmek isterken, Hoy kentine bağlı Beresork İlçesi nüfusuna kayıtlı Cebrail Pireşani, Türk askerlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
* 12 Aralık 2011 tarihinde Van'ın Başkale İlçesi Esenyamaç (Xaşkan) Köyü'nden İran'a akaryakıt almak için geçen Mehmet Keskin (18), Akif Yıldız (18) ve Zakir Turgut'a (24) İran askerleri tarafından ateş açıldı. Mehmet Keskin yaşamını yitirdi, 2 kişi de yaralandı.