
Karabük'te yaşayan Süleyman İncebacak, akli dengesi yerinde olmayan kızını, saldırganlaştığı ve çevresine zarar verdiği için, ellerinden ve ayaklarından yatağa bağlıyor
Soğuksu Mahallesi Kaftan Sokaktaki 3 katlı bir evin ikinci katında, engelli kızı Fatma (29) ile birlikte yaşayan Süleyman İncebacak, gazetecilere yaptığı açıklamada, akli dengesi yerinde olmayan kızının aşırı saldırganlaştığını, sürekli kendisine ve çevresine zarar verdiğini, onu kontrol altına almakta güçlük çektiğini söyledi.
Müracaat ettiği hastanelerin ve özel rehabilitasyon merkezlerinin kızını kabul etmediğini, edenlerin de bir süre sonra taburcu ettiğini anlatan İncebacak, şöyle dedi:
''Kızım 29 yaşında, annesi 12 yıl önce onun engeli yüzünden beni terk etti. Ben kızıma 29 yıldır bakıyorum. Temizliğini yapıyorum, yemeğini ben hazırlar yediririm. Artık yaşlandım. Kızımı kontrol edemiyorum. Kızım kendisine zarar veriyor, kafasını duvarlara vuruyor, parçalıyor kendisini. Bağlamazsam durduramıyorum. Öldürse kendisini, ben nasıl anlatacağım başkalarına. Kızım kendisine bir şey yapmasın diye namaza bile gidemiyorum, sürekli takip etmek zorundayım. Evdeki sobayı deviriyor, her şeyi boğazına sokuyor. Savcılığa dilekçe verdim, kendisine zarar veriyor, ölürse ben sorumlu değilim diye. Bağlamayınca da kontrol edilmiyor. Bana (bağlamayacaksın) dediler, peki kendisine bir şey yapıp ölürse sorumlu beni tutacaklar. Çok zor durumdayım, çaresiz kaldım, son çare bağlıyorum''
-Otobüsler kızı almıyor-
Baba İncebacak, kızının ayrıca böbrek hastası olduğunu ve onu her ay Ankara Numune Hastanesine götürmek zorunda olduğunu bildirdi.
Kızı çevresine rahatsızlık verdiği için otobüslere alınmadıklarını dile getiren İncebacak, ''Ankara'ya özel araç tutarak taşımak zorunda kalıyorum. 900 lira emekli maaşım var. Ben aç kalmaya razıyım, kızım kurtulsun yeter. Kızımı bu ay Ankara'ya hastaneye götüremeyeceğim, durumum yok, maddi gücüm yok. İl Sağlık Müdürlüğü bir defa ambulans verdi ama o da beklemeden bırakıp geliyor. Zor kontrol edilen kızımla baş başa kalıyorum. Kızımı ben şimdi Ankara'ya neyle götüreceğim'' diye konuştu.
''Teşekkür alacakken eski eşim tarafından şikayet edildim. Annesi ayrıldıktan sonra, sürekli savcılığa beni kızıma işkence yaptığım gerekçesi ile şikayet ediyor. Evime polisler geldi. Bu nedenle mahkemelere çıkıyorum. Bana (kızını bağlamayacaksın) dediler. Kızım o zaman kendisini öldürecek. Öldüğünde ben ne anlatacağım. Öldüğü zaman da (sen yaptın) diye suçlanacağım. Şimdi sanık sandalyesine oturtuyorlar, biri bana akıl versin. Son çarem kaldı, kendimi öldürmek. Ne yapacağımı şaşırdım. Başbakan ve Cumhurbaşkanından yardım istiyorum.'
'
Felçli kardeşi için gönüllü olarak cezaevinde yatıyor
İŞLEDİĞİ bir suçtan dolayı çarptırıldığı 17 yıl hapis cezasını çekmek üzerine konulduğu Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi’nde geçen yıl Haziran ayında merdiven boşluğuna düşmesi sonucu felç olan ve nefes alma dışında hiçbir işini kendisi yapamayan hükümlü 24 yaşındaki Özgür Uygun’a, üç ay önce cezaevine gönüllü olarak izinli giren ağabeyi 26 yaşındaki Soner Uygun bakıyor. Uygun kardeşlerin en büyüğü olan 41 yaşındaki Birol Uygun, felçli kardeşinin tam teşekküllü bir hastanede tedavi görmesi ve iyileşinceye kadar cezasının ertelenmesini istedi.
Manisa’nın Salihli İlçesi’nde polise mukavemet ve ağır ceza hakimliğine hakaret gibi suçlarla 17 yıl hapis cezası alan Özgür Uygun’un cezaevinde başına gelenler, ailenin diğer fertlerini de etkiledi. Cezasının 5 yılını Manisa’da tamamlayan Özgür Uygun, geçen yılın Nisan ayında Isparta Kapalı Cezaevi’ne nakledildi. Aynı yılın 14 Haziran gecesi kavga ettiği 3 mahkum tarafından merdiven boşluğundan atıldığı iddia edilen Özgür Uygun, Isparta Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Uygun, art arda iki beyin ameliyatı geçirdi, ancak felç oldu. Cezaevinde yapılan inceleme sonucu, Özgür Uygun’un intihar girişiminde bulunduğu yolunda rapor düzenlendi. Ailesi ise Özgür Uygun’un üç mahkum tarafından merdiven boşluğuna atıldığını iddia etti.
3 AYDIR KARDEŞİ İÇİN CEZAEVİNDE
Yalnızca nefes alabilen, vücudunun hiçbir uzvu tutmayan Özgür Uygun’un bakımı da sorun oldu. Özgür Uygun’un bakımını savcılıktan izin alarak cezaevine refakatçi olarak giren ağabeyi Soner Uygun üstlendi. Evli ve 2 çocuk babası Soner Uygun, kardeşine bakabilmek için yaklaşık 3 aydır gönüllü olarak girdiği cezaevinde kalıyor. Büyük ağabey Birol Uygun, kardeşi Özgür Uygun’un sağlık durumuyla ilgili raporlarının bulunduğunu, kardeşinin tedavisine devam edilmesini için cezasının ertelenmesini istedi.
Ağabey Birol Uygun, şöyle konuştu:
"Kardeşim Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 yıl kaldıktan sonra geçen yıl Nisan ayında Isparta Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. 14 Haziran gecesi aynı koğuşta kaldığı üç mahkum tarafından merdiven boşluğundan atıldı. Hastaneye kaldırılan kardeşimin kafatasının yarıldığı belirlendi. Isparta Devlet Hastanesi’nde Beyin Cerrahı Halit Demiralay 2 ayrı ameliyat yaparak, kardeşimi hayata döndürdü. Ancak kardeşimin tüm vücudu felç oldu. Cezaevi yetkilileri bize kardeşimin intihar girişiminde bulunduğunü söyledi. Ancak, kardeşimin 3 mahkum tarafından merdiven boşluğundan atıldığını, kardeşimin el işaretleriyle yaptığı anlatımından öğrendik."
ÇOCUKLARINA HASRET KALDI
Geçirdiği iki beyin ameliyatı sonrası Isparta ve İzmir’deki Yoğun Bakım Servisi’nde şuuru kapalı olarak makinelere bağlı halde 4 aya yakın süre yatan Özgür Uygun, bilinci açıldıktan sonra yeniden Isparta Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Ağabey Birol Uygun, şöyle devam etti:
"Ağız yoluyla beslenmeye başlanan kardeşim tekrar cezaevine gönderildi ama nefes almak dışında hiçbir işini kendi yapamıyor. Vücudunun tamamı felçli. Savcılıktan özel izin alarak, benim küçüğüm, Özgür’ün büyüğü olan Soner Uygun cezaevine refakatçi olarak girdi. Soner, kardeşimin yemeğini yediriyor, altını değiştiriyor ve diğer ihtiyaçlarını gideriyor. Cezaevi yönetimi, kardeşlerim için ayrı bir koğuş açmışlar, orada kalıyorlar. Refakatçi olarak içeri giren kardeşim evli ve 2 çocuğu var. Kardeşlerimle birlikte Salihli’deki simitçi fırınımızda çalışıyorduk. Şimdi ben tek başıma kaldım. Kardeşim Soner’in ailesine de ben bakıyorum. 3 aydır çocukları babalarını görmedi. Felçli kardeşimi cezaevinde yalnız bırakmayalım istedik, şimdi bizim ailelerimiz de rezil oluyor."
’TEDAVİSİNİN HASTANEDE SÜRMESİNİ İSTİYORUZ’
Uygun, kardeşinin cezaevinde kendi başına kalabilecek durumda olmadığına dair rapor alınması gerektiğini, ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan raporun henüz gelmediğini kaydetti. Uygun, "Kardeşim 7 aydır yatakta. Diğer kardeşim de 3 aydır cezaevinde başında beklemek zorunda kaldı. Kardeşimi felçli olarak cezaevinde yatırmak yerine, iyileşinceye ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale gelinceye kadar tedavisinin tam teşekkülü bir hastanede devam ettirilmesini ve cezasının iyileşinceye kadar ertelenmesini istiyoruz" isteğinde bulundu.