Bölgede artan askeri operasyonlar ile meydana gelen çatışmalarda yaşanan can kayıpları, annelerin yarına dair umutlarını tüketiyor. Yıllarca dağdaki oğlunun dönüşünü bekleyen anneler, tabutu gelen çocuklarına son kez sarılamamanın yıllar süren özlemiyle yaşıyor. Bunlardan biri de Şırnak'ın Cudi Dağı'nda 19 Aralık'ta sürdürülen operasyonda yaşamını yitiren HPG'li Yusuf Akdarı'nın (Agit Batman) annesi Sakine Akdarı. 1979 yılında Batman'da doğan ve 6 kardeşten biri olan Yusuf Akdarı, orta gelirli bir ailenin çocuğu. 1997 yılında bir gün evden çıkarak "Berbere gidiyorum" diyen Yusuf, bir daha da geri dönmedi. 17 yıl boyunca oğlunu son kez görüp ona sarılma umuduyla yaşayan Sakine Akdarı, Yusuf'un ölüm haberini aldı. Anne Aktarı 17 yıl beklediği Yusuf'unu anlattı.
'Halkım burada zulüm görürken, ben nasıl Avrupa'ya giderim'
Yusuf'un insan sevgisi ile dolu, güler yüzlülüğü ile çevresi tarafından sevilen biri olduğunu belirten anne Akdarı, "Ortaokul son sınıfta, o zaman Hizbullah olayları Batman'da çok yaygındı. Yusuf çok korkusuz bir çocuktu. Siyasi görüşü çok netti. Okulda siyasi görüş tartışması çıkması üzerine Hizbullahçılar dilini dışarı çıkartıp jilet attılar. 7 dikiş atıldı. O günden sonra Yusuf daha çok aktifleşti" dedi. "Onu Avrupa'ya göndermeyi düşündük ama bize kızdı" diyen anne Akdarı, "'Halkım burada zulüm görürken, ben nasıl Avrupa'ya giderim. Benim bu halk için bir şeyler yapmam gerekiyor. Ben ancak halkımın askeri olursam onlar için bir şeyler yaparım. Kürt halkının askeri olacağım' derdi" diyerek boğazına düğümlenen kelimelerle iç çekiyor.
'Tek isteğim, tek hayalim onu görmekti'
Yusuf'un 6 çocuğundan ayrı bir yeri olduğunu söyleyen anne Akdarı, "Cesareti korkusuzluğu bağlılığı onu dağlara taşıdı. 'Anne ben bu ülkem, halkımı seviyorum. Bu halk için savaşıp onların askeri olacağım' derdi. Bir gün berbere gidiyorum diyerek çıktı bir daha dönmedi" diye konuştu. Tam 17 yıldır oğlundan uzak olduğunu söyleyen anne Akdarı, "Tek isteğim, tek hayalim onu görmekti. 17 yıl sonra onun tabutu geldi. Bir anne için çok zor bir durum. Bunun sorumlusu Erdoğan'dır. Bu nasıl bir insan, hiç içi acımıyor. Bir baba ama yüreği olmayan bir baba. Buradan ona sesleniyorum, yeter artık bak kaç annenin gözyaşlarına sebep oldun. Artık sonlandır daha ne kaldı, daha ne istiyorsun, canımı da al o zaman" şeklinde konuştu.