Şırnak'ın Uludere (Qilaban) İlçesi, Ortasu (Roboski) ile Gülyazı köylerinden sınır ticareti yapan köylülerin F-16 savaş uçakları ile bombalanmasının ardından yaşamını yitiren 35 yurttaş için taziyeler kabul edilmeye devam ederken, AKP'li heyeti köylüler kabul etmedi. Tepkiler üzerine kurulan taziye çadırını ziyaret etmek için bölgeye gelen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ve AKP'li vekiller, taziye çadırını ziyaret etmeden köyün ileri gelenlerinden Alihan Özhan'ın evini ziyaret ettikten sonra Gülyazı Köyü'nden sesiz sedasız bir şekilde ayrıldı. AKP'li heyet, 4 kilometre aşağıda bulunan taziyeyi ziyaret etmeden ayrılırken, ziyaret sırasından Başbakan Erdoğan katliamda hiçbir yakınını kaybetmeyen Alihan Özhan ile telefon görüşmesi yaptı. Ziyaretin ardından basının kamuoyuna yansıttığı, "Erdoğan,yakınlarını kaybedenleri arayarak baş sağlığı diledi" haberlerine çocuklarını kaybeden ailelerden tepki geldi. Yaşanan bombardımanda yaşamını yitiren 15 yaşındaki Aslan Encu'nun ağabeyi Celal Encu; bir torba şeker, pirinç ile bir bidon mazot için kaçakçılık yaptıklarını belirterek, bu malzemeleri haftalık geçimlerini sağlamak amacıyla getirdiklerini ve kimsenin ticaret yapmadığını söyledi.
'AKP'li heyet zalim Özhan'ın evine gitmiştir'
Yaşananlardan sonra köydeki korucu başı ile muhtarları aradıklarını söyleyen ağabey Encu, "Telefon açtık, ama kimse yardıma gelmedi. Telefonlarını kapattılar. Biz ne kadar hepsi çocuklar, mazot için gitmişler dediysek de kimse yardıma gelmedi. Sonra biz yardıma gitmeye başladık. Ancak askerler yolu kapattı ve bizi bırakmadılar. Biz başka yollardan gittik ve katliamla karşılaştık. Herkes bunların kaçakçı olduğunu biliyordu. Kürt halkına planlı bir şekilde katliam yapılmıştır" diye konuştu. AKP'li bakanların Alihan Özhan'ın evine yaptığı ziyareti hatırlatan ağabey Encu, şunları söyledi: "Korucu başları için buranın büyükleri diyorlar. Başbakan yardımcısı ve beraberindeki heyet, buraya bizim yanımıza gelmediler. Köyün yukarısında bulunan zalim Alihan Özhan'ın evine gittiler. Biz kayıp yakınları onları görmedik. Ne Cumhurbaşkanı, Başbakan, Beşir Atalay ne de Şırnak Valisi, biz şehit ailelerini aramadı. Yine yardım istediğimizde yaralılar için helikopterlerini göndermediler. Yollar kapalıydı, 10 kişi yarı yolda yaşamını yitirdi. Ağrı'dan tutun Van, Hakkari, Şırnak'a kadar buraların hepsi sınırdır. Ve buraların tek geçim kaynağı kaçakçılıktır."
'Bu zulüm değil mi?'
Roboski'de yaşamını yitiren Serhat Encu'nun ablası Nahide Encu ise, kardeşinin okul masraflarını karşılamak için sınır ticareti yaptığını belirterek, "35 güvercinimizi öldürdüler. Bu zulüm değil mi? Erdoğan'ın katliamı ile Halepçe katliamı aynı değil mi? Erdoğan bizi aradığını söylemiş, ama bizi kimse aramadı. Ve aramış olsaydı biz o telefona cevap vermez o telefonu kırardık. Erdoğan hep 'bölücü' diyor kendisi şu an bölücülük yaptı. Türkiye şimdi bölünmüştür" diye tepki gösterdi. AKP'li heyetin evini ziyaret ettiği Özhan'ın evinden hiç kimsenin yaşamını yitirmediğini aktaran abla Encu, şunları söyledi: "Alihan Özhan'ın yakın akrabasından hiç kimse ölmemiştir. Benim 11 akrabam katledildi. Hepsi amcalarım ve dayılarımdı. Böyle bir katliam dünyada görülmemiştir. Hepsi okul okuyan çocuklardı. Allah hakkımızı Türk devletinde bırakmasın."
'Erdoğan arayıp başınız sağ olsun demesin'
Bombardımanda yakınını kaybeden Nasır Encu de, köylerinin sınır köyleri olduğunu belirterek, 2 günde bir çocuklarının geçimlerini sağlamak amacıyla bir bidon mazot getirdiğini ifade etti. "Buna kaçakçılık mı denir? Biz ne silah ne insan ne de eroin kaçakçılığı yapıyoruz" diyen Encu,"Biz sadece geçinmek için bir bidon mazot getiriyoruz. Ne olursa olsun ölümü hak etmiyorlardı. Tutuklayıp yıllarca hapis etseydiler, ama bizim çocuklarımız ölümü hak etmiyorlardı. Ölenlerin hepsi benim akrabalarımdır. Erdoğan bizi arayıp da 'başınız sağ olsun' demesin. Hem öldürecek hem de 'başınız sağ olsun' diyecek biz kesinlikle kabul etmiyoruz" diye konuştu.